Köylülerin bile tarif edemediği Milas'ın gizli noktaları
Milas, antik çağlardan bu yana Anadolu'nun en önemli kültür duraklarından biri olmasına rağmen, bazı köyleri ve doğal güzellikleri hâlâ geniş kitlelerce keşfedilmiş değil. Bu makalede, Milas'ın kıyıda köşede kalmış ama etkileyici 8 farklı noktasını senin için derledik. İşte Milas'ın az bilinen ama keşfedilmeye değer saklı durakları:
Çomakdağ köyü: taş evlerin ve kadın kültürünün yaşadığı son köylerden
Milas’ın kuzeydoğusunda yer alan Çomakdağ köyü, özgün taş mimarisi, renkli duvar süslemeleri ve geleneksel başlık takılarıyla öne çıkan kadınlarıyla dikkat çekiyor. Bu köy, hem etnografik bir açık hava müzesi gibi hem de yaşayan bir kültür hazinesi. Özellikle düğün zamanlarında sokaklarda hâlâ geleneksel davul-zurna eşliğinde oyunlar oynanıyor. Yüksek avlulu taş evler ve otantik sokaklar, doğa ve kültür meraklıları için eşsiz bir atmosfer sunuyor.
Beçin Kalesi’nin arka surları: saklı geçitlerle dolu bir taş labirent
Beçin Kalesi herkes tarafından bilinse de, arka yamaçtaki sur kalıntıları ve saklı geçitleri çok az kişi keşfetmiş durumda. Özellikle batı duvarlarının dışındaki geçitler ve taş merdivenlerle ulaşılan dar kule kalıntıları, antik savunma sistemlerinin özgün detaylarını gösteriyor. Doğayla bütünleşmiş bu saklı alanlar, fotoğrafçılar ve tarih meraklıları için keşfe açık.
Bozalan köyü’nün eski zeytinyağı taş değirmenleri
Bozalan köyü çevresinde, zeytinlikler arasında saklanmış taş yapılar hâlâ ayakta. Bunlar, yüzyıllar önce kullanılan zeytinyağı taş değirmenleri. Artık terk edilmiş bu yapılar, Milas’ın tarım tarihine ışık tutan sessiz tanıklar gibi. Kimisi doğayla bütünleşmiş, kimisi ise ayakta kalmaya çalışıyor. Sessizliğiyle büyüleyen bu değirmen kalıntıları, geçmişe açılan taş birer kapı gibi.
Derince köyü mağaraları: taş yamaçların kalbine oyulmuş kutsal odacıklar
Milas’a bağlı Derince köyü yakınlarında, çok az kişinin bildiği bir kaya oluşumu içinde mağaralar ve oyma odacıklar bulunuyor. Yerel halkın “kutsal odalar” diye andığı bu oyuklar, muhtemelen erken dönem yerleşim izleri taşıyor. Doğal bir mağara sistemine değil, insan eliyle şekillendirilmiş küçük barınaklara benzeyen bu yapılar, doğayla iç içe bir tarih sunuyor.
Kargıcak koyu: Kıyıkışlacık’ın güneyindeki bakir deniz cenneti
Kıyıkışlacık Mahallesi'nin güneyine doğru, yürüyerek ulaşılabilen Kargıcak koyu, Milas kıyılarının en az bilinen bakir noktalarından. Araba yolu olmayan, sadece zorlu patikalarla ulaşılan bu koy, tertemiz denizi ve doğal taş plajıyla dikkat çekiyor. Sessizlik, yaban hayatı ve berrak su burada insanı büyülüyor. Kamp ve doğa tutkunları için bulunmaz bir alan.
Söğütçük mezarlığı: unutulmuş bir Osmanlı zaman kapsülü
Milas’ın doğusunda yer alan Söğütçük Mahallesi'nde, neredeyse tamamen doğa tarafından gizlenmiş Osmanlı dönemi bir mezarlık bulunuyor. Mezar taşlarındaki yazıtlar, motifler ve süslemeler hâlâ duruyor. Ancak yerel halk dışında çok az kişi bu mezarlığın farkında. Yıkık taş duvarlar ve sarmaşıklarla çevrili bu alan, hem tarihsel hem mistik bir hava sunuyor.
Yaka köyü su kanalları: Latmos’un eteğinde taşla yoğrulmuş doğa
Yaka köyü civarında, Latmos Dağları'nın eteklerine uzanan antik su kanalları yer alıyor. Çoğu defineciler veya gezginler dışında bilinmeyen bu taş kanallar, antik sulama sistemlerinin izlerini taşıyor. Kayalık patikalar arasında yer alan bu taş yapılar, doğa yürüyüşçüleri için de etkileyici bir güzergâh sunuyor.
Gökbel yolu taş ev kalıntıları: terk edilmiş bir zaman şeridi
Milas ile Ören arasında yer alan Gökbel yolu üzerindeki bazı yamaçlarda, artık kimsenin uğramadığı taş ev kalıntıları bulunuyor. Bu yapılar, göçle terk edilmiş eski yaşam alanlarını yansıtıyor. Yalnızca keçi yollarıyla erişilebilen bu ev kalıntıları, yaban hayatıyla iç içe. Özellikle gün batımında bu taş yıkıntılar arasında yürümek adeta zamanın donduğu bir atmosfere sokuyor insanı.
Milas’ın saklı güzellikleri keşfedilmeyi bekliyor
Bu 8 durak, Milas’ın sadece tarihi merkezlerinden ibaret olmadığını, kırsal ve doğal alanlarının da en az antik kentleri kadar değerli olduğunu kanıtlıyor. Kalabalıktan uzak, doğayla iç içe, keşif ruhunu doyuran bu alanlar, hem yerli halk hem de gezginler için yeni rotalar sunuyor. Eğer Milas’ı gerçekten tanımak istiyorsan, bu gizli hazineleri rotana eklemeyi unutma.