Milaslı Cemal Tarlasını suyla doldurdu ona gülenler şimdi onun izinde!
Bir zamanlar tarlasına su doldurduğu için ona 'deli' dediler. Ama şimdi o suyun içinde büyüyen balıklar, hem sofralara ulaşıyor hem de bölge ekonomisini besliyor. Cemal Metin'in hikâyesi, bir vizyonun nasıl gerçek olduğunu kanıtlıyor.

Her şey bir hayalle başladı
1983 yılında Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Savran Köyü’nde yaşayan Cemal Metin, herkesin pamuk, karpuz ektiği ovaya başka bir şey ekti: Balık! Çipura, levrek ve kefal gibi türleri geleneksel tarla arazilerinde yetiştirme hayaliyle yola çıktı. O günlerde ona sadece bir unvan verdiler: “Deli Cemal.”

Tarlaya değil, suya yatırım yaptı
Elinde ne destek vardı ne de inanan… Ama Cemal Metin, Savran Ovası’ndaki 20 dönümlük tarlasını suyla doldurdu. Bu suyla birlikte, bölgenin kaderi de değişti. Kendi kurduğu doğal toplama havuzlarında ilk çipura yavrularını yetiştirdi. Başarıyı gören çevre köyler tarlasına değil, onun suya attığı adımlara bakmaya başladı.
Altınlarını bozdurup başladı
Destek bulamayınca eşiyle birlikte düğün altınlarını bozdurup işe koyuldular. Hatta iddiaya göre, proje yüzünden neredeyse boşanma aşamasına gelmişlerdi. Ama yılmadı. 1988’de kurduğu Cem Balıkçılık’la ihracata başladı. Avrupa pazarına ilk Türk çipurasını gönderen isim oldu.
1500 kişiye istihdam, 20 trilyonluk ekonomi
Cemal Metin’in vizyonu, Milas’ta yepyeni bir sektörün temellerini attı. Tarla balıkçılığı zamanla 30 işletmeye, 150 havuza yayıldı. 600 tonun üzerinde üretimle binlerce kişiye iş sağladı. Ekonomiye katkısı 20 trilyon lirayı aştı. Bir adamın "deli işi" olarak başlayan bu hareket, bugün bölgenin en büyük ihracat alanlarından biri oldu.
Bugün dev bir sektör, o ise saygıyla anılıyor
Cemal Metin artık hayatta değil… Ama attığı ilk adım bugün yüzlerce aileye ekmek, Türkiye’ye döviz kazandırıyor. Onun adına balıkçı barınakları, kooperatifler kuruluyor. O günlerde kimsenin inanmadığı proje şimdi Avrupa’nın sofralarında çatalın ucunda.